Nisan 25, 2014
 
 
 
 
 
 

Manuel terapi uzmanı Erkan Mirzaoğlu: Belinize bıçak değmesin

08 Aralık 2011, Perşembe / YAHYA YILDIRIM, FRANKFURT
Write Comment 0 Add to Google
Almanya'da fizik tedavi eğitimi almış olan ve yıllardır manuel terapi uygulayan  uzman Erkan Mirzaoğlu, bu yöntemin yıllar öncesinde de kullanıldığını ve olumlu sonuçlar alındığını dile getiriyor. Mirzaoğlu, hastanın duruşundan ve yürüyüşünden hastalığın teşhis edebildiğini ve buna göre  tedavi uyguladığını söylüyor.
 

Çağımızın en büyük sorunlarından olan hareketsizlik ve masa başında oturarak çalışma bel ve boyun fıtığı başta olmak üzere birçok omurilik ve kas hastalıklarına neden oluyor. Özellikle bel ve boyun fıtığı rahatsızlıklarında cerrahi tedavi uygulamaları da son yıllarda  artış gösteriyor.

İleri tıp teknolojileri sayesinde artık  cerrahi müdahalelerin yan etkileri her ne kadar  en aza indirilse de yakın zamana kadar bel ve boyun fıtığında hastalar ‘bel çektirme’den, bele ve boyuna alabalık sarmaya varana kadar birbirinden ilginç tedavi yöntemleri denmekteydiler. Birçoğunun kalıcı ve büyük hasaralar bırakma tehlikesi olmasına rağmen zaman zaman bu yanlış tedavi yöntemlerine başvuranlar da yok değil.

Peki bu tür rahatsızlıklarda tıbbın çerçevesinden çıkmadan  ameliyatsız çözümler  yok  mu? İşte bu sorunun cevabını uzman Dr. Erkan Mirzaoğlu ‘evet var. Ameliyatsız çözüm manuel terapidir’ şeklinde veriyor. Omurilik kaynaklı tüm ağrıların manuel terapi metoduyla giderildiğini söyleyen Mirzaoğlu, tedavilerde başarı oranının yüzde 95 oranında olduğunu da hatırlatıyor. 

Manuel terapi nedir?

Manuel terapi yöntemi yaklaşık iki asır önce David Palmer tarafından bulunmuş bir yöntem. Günümüzde tamamlayıcı bir tıbbi tedavi metodu  olarak Avrupa’da kullanılıyor.

Günümüzde birçok kişi tarafından bu metodun ne olduğu bilinmediğinden bıçaksız tedavi yerine ameliyat yöntemi seçiliyor. Uzman manuel terapist Erkan Mirzaoğlu, 27 yıldır binlerce insanı tedavi ettiğini, insanların mutlaka manuel terapi konusunda araştırma yaparak bilgilenmesi gerektiğini söyledi.

Özellikle günümüzde insanların en çok rahatsız olduğu boyun, fıtık, sırt, el, dirsek, omuz ve bel ağrılarının tedavisinde uygulanan ve ‘el ile tedavi’ anlamına gelen manuel terapi yöntemi ile hastalar daha kısa bir sürede sağlığına kavuşabiliyor. Erkan Mirzaoğlu, insanların korkusu haline gelen kas ve boyun fıtığı rahatsızlıklarını ameliyata gerek kalmadan tedavi ediyor. 27 yıldır fizik tedavi uzmanı olan Mirzaoğlu, ‘manuel terapi’ yöntemi ile kas ve boyun fıtık tedavilerinde yüzde 95 olumlu sonuç aldığını ifade ediyor. Mirzaoğlu, bu ağrıların yanı sıra chioterapi yöntemi ile de omurganın kayması sonucu sinirlerle bağlantısı bulunan organlarda meydana gelen hastalıkların da omurgaya yapılan terapi ile kolayca giderildiğini söylüyor. Bununla birlikte bu terapi yönteminin mutlaka uzman kişiler tarafından yapılması gerektiğini belirten Mirzaoğlu, dünyanın her yerinde eğitimi olan ve uygulanan bu tedavi yönteminin özellikle Avrupa’da kliniklerde uygulandığını, insanlara artık tedavi seçme hakkının da tanındığını, ağrısı olan hastaların chioterapiye gidebildiklerini belirtiyor. Mirzaoğlu manuel terapi ile ilgili şunları söyledi: "Manuel terapi yöntemi tıbba bir alternatif değildir. Bizim eğitimimiz tıbbın eksik olanıdır. Bu yöntemle lüzumsuz olan ameliyatlara gerek kalmıyor. Boşu boşuna gereksiz ilaç almanın önüne geçiliyor. İlaç reçetelerine bakıldığında yan etkilerinin ne kadar büyük olduğu görülecektir. Genelde bir ağrımız olduğu zaman bunu fiziksel olarak kabul ediyoruz ama bu ağrı diğer hastalıkların belirtisi de olabilir. Bunu manuel terapi yöntemi ile çok basit bir şekilde tedavi edebiliriz. Bu aslında şuna benziyor, evinize bir hırsız giriyor, alarm çalıyor ve siz kalkıp alarmı kapatıyorsunuz. Yani hırsızı yakalamıyorsunuz da alarmı kapatıyorsunuz. Bu arada tabii hırsız her şeyi talan ediyor."

Ağrıların çoğu omurilik sinir sistemi ile bağlantılı

Tıbbın daha çok ağrıya konsantre olduğunu ve ağrıyı kaldırmak için çalıştığını kaydeden Erkan Mirzaoğlu, ağrıların çoğunun sırtta bulunan 24 omurun sinir sistemi ile bağlantılı olduğu organları tetiklemesi ile meydana geldiğini, bu şekilde yaklaşık 126 hastalıktan söz edilebileceğini belirtiyor. Mirzaoğlu, "örneğin boyundaki C1 atlas dediğimiz noktanın kaymasından baş ağrısı, migren, yüzde uyuşma olur. Migrenin belirtileri sinirlerdeki uyuşmalar olarak bilinir. Bunu tetikleyen C1′deki kaymadır. Bunu yerine oturtursanız hasta tedavi olur. Yine C7 dediğimiz omurgadaki nokta guatrdaki çalışma bozukluklarına sebep olur. Hastada kol ağrıları, korku, depresyon izlenir" dedi.

Avrupalıların tamamlayıcı ve alternatif tedavi yöntemlerine daha çok ilgili gösterdiğine değinen Mirzaoğlu, ‘ Batılılar ilaçlardan, röntgen, MR, tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinden son çare olarak yani mecbur kalmadıkça yararlanmamaya çalışıyorlar. Yan etkilerinin farkındalar. Artık  bel ve boyun fıtığında ameliyatla tedaviye de soğuk bakmaya başlandı. Zira ameliyat sonrası riskler çok yüksek. Kaldıki vakaların çok büyük bir çoğunluğunda amliyata gerek yok. Tüm hastaların bu konuda duyarlı olması lazım. Sadece bir belimiz ve boyunumuz var. ’ dedi.

Konu ile ilgili deyatlı bilgi ve uzman Erkan Mirzaoğlu’nun tedavi takvimi http://www.manuelterapi.de internet adresinden veya facebook (http://facebook.com/emirzaoglu1) adresinden yada 0049 176 24233006 (Almanya), 0090 537 3280766 (Türkiye), 0039 473292398 (İtalya) emirzaoglu@gmail.com alınabiliyor.