Nisan 16, 2014
 
 
 
 
 
 

17 sene önce 10 feniklik zam alamadı, şimdi sektöründe başarılı bir iş adamı

12 Ağustos 2008, Salı / YUSUF BAL, İLYAS ARICAN, MANNHEIM
Write Comment 0 Add to Google
40 yıl önce Almanya’ya büyük bölümü vasıfsız işçi olarak gelen Türklerin geçen sürede sağladıkları başarılar azımsanamayacak düzeyde. Birçok Türk bu süreçte işçilikten işveren statüsüne geçmeyi başardı. Bu geçişlerde başarısız olanlar da yok değil tabii ki.
 
Ancak bu başarılarda çok ilginç detaylar da gizli. Bunlardan birisi de Almanya’da iş yapan Türkler için sıra dışı bir sektörde faaliyetlerini başarıyla yürüten Remzi Şimşek. Sinsheim yakınlarındaki Waibstadt’ta GSW Maschinenbau GmbH ve Eppingen-Elsenz’de GTE Glühtechnik GmbH & Co. KG’nin sahibi ve genel müdürü Remzi Şimşek’in başarı hikâyesi de oldukça ilginç. Şimşek 1971’de Almanya’ya gelir. Burada ortaokulu bitirdikten sonra meslek eğitimine tesviyeci olarak başlar. Daha sonra bir piston döküm firmasında çalışmaya başlar. Şimşek iş hayatına atılmasına vesile olan olayı şöyle anlatıyor: “O zamanlar saat ücretim 18,90 marktı. Bir gün patrona ‘Şunu düz yapalım’ dedim. ‘Nasıl yani?’ diye sordu. Bende ‘18,90 değil de 19 Mark olsun’ dedim. Patron bana işlerin kötü olduğundan, piyasanın iyi olmadığından vs. dem vurarak talebimi reddetti. Bunun üzerine bende hem sektörün piyasasını hem de kendi işimi nasıl yapabileceğim konularını araştırmaya başladım. O zamanlar bu tarz bir işyeri açabilmek için ustalık belgesi gerekiyordu. Ben de bu konuda ustalık kurslarına gitmeye başladım. Vardiyalı çalıştığımız için ve patron da müsaade etmediği için kursa devam edemediğim zamanlar da oldu. Buna rağmen iki yıl içerisinde de ustalık belgesini aldım.”diyor.

Remzi Şimşek, ustalık belgesini almak için kurslara devam ederken bir taraftan da iş kurmak için çalışmalara başlar fakat karşısında büyük bir engel vardır. Yaklaşık 2 bin 200 Marklık bir geliri vardır ve bununla 2,4 milyonluk teşvik için başvuru yapar. İlk başvuru reddedilir. Şimşek ve ortağı ikinci kez Sanayi ve Ticaret Odası’nın da teknik desteğiyle 400-500 bin ana sermayeleri olduğunu belirten ve iyi hazırlanmış bir plan ile ikinci bir başvuru yaparlar. Şimşek’e göre aslında teorik olarak “mümkün olmayan” bir durum olmasına rağmen başvurunun kabul edilmesiyle 1,65 milyon Marklık ilk makineyi İtalya’ya sipariş verir. Bu süreçte henüz ustalık belgesini almamış olan Şimşek, çalışmaları sürdürerek Mayıs 1991’de işbaşı yapar. Şimşek ilk dönem yaşadıkları zorlukları ise şöyle anlatıyor: “Bu dönem kardeşim ben ve bir ortağımız gece gündüz çalışmaya başladık. Telefonumuz bile yoktu. Postaneye gidip müşterilerimizle irtibatı oradan sağlıyorduk. İlk zamanlar siparişlerinin zamanında yetişip yetişmeyeceğini görmek için fabrikaya gelip kontrol eden müşterilerimiz bile oldu. Hiçbir duyuru ve reklam yapmamamıza rağmen kısa sürede müşteri sayımız arttı. Bir yıl sonra elimizdeki iş yoğunluğu nedeniyle ikinci bir makine siparişi verdik ve 93’te bu makine ile de çalışmaya başladık.”

Şimşek’in iş hayatındaki en zor dönemlerinden birisi 1993 sonu ve 1994 ortasındaki dönemde yaşar. O dönem piyasalarda bir daralma yaşanır. Ancak bunun üzerine bir de 21 Aralık 1993’de Waibstadt tarihinde de bir ilk sayılabilecek ciddi bir sel baskını yaşanır. Tüm fabrika ve makineler su altında kalır. Hasar büyüktür ve 1,5 milyon Mark’ın üzerinde hasar meydana gelir. Şimşek, bankalarla zar zor anlaşmaya vararak zararı kapatmanın yolunu bulur. Ancak tam altı ay sonra öncekinden daha büyük bir sel baskını ile sarsılan firmada durum ümitsizdir. Gittiği bütün bankalar ve diğer kapılar mali destek vermeyi kabul etmez. Bu dönemde ortağı da ayrılır. Şimşek, toplam 6 milyon Marklık borçla su baskını sonrası ortada kalmıştır. Şimşek’i tam bu noktada bir sürpriz beklemektedir: “Bu dönemde yapabileceğim hiçbir şey yok ve bir çıkış yolu da bulamıyordum. Bir gün fabrikaya gelince kapının önünde ondan fazla kişinin beklediğini gördüm. Ne aradıklarını sordum. Bazı müşterilerimin firmalarından gelen işçiler olduklarını öğrendim. Müşterim olan firmalar birkaç işçisini benim işyerindeki çalışmalara yardım etmeleri için gönderdiklerini söylediler. Bu işçilerle beraber tekrar çalışmaya koyulduk ve altı haftalık yoğun bir çalışmanın sonunda makinelerimiz İtalya ve İspanya’dan gelen montajcıların da katkılarıyla tekrar çalışmaya başladı. Bu süreçte müşterilerimin işçileri sürekli olarak bizimle birlikte çalıştı.”diyor.

Bu kritik dönemin aşılmasından yaklaşık bir yıl sonra işlerin tekrar rayına oturmaya başladığını anlatan Şimşek, yeni makine siparişi de verir. 1998’de 4.’üncü makineyi da satın alır ve işler gittikçe büyür. Şimşek 2.inci önemli atılımını ise 2004’te yapar. Bölgede bulunan ve yine aynı sektörün metal kesim ve kaynak işlerinin yapıldığı ve Şimşek’in işinin bir önceki bölümü durumunda olan bir firma ekonomik şartların da kötüye gitmesiyle satışa çıkarılır. Şimşek çevresindekiler danışarak bu firmayı almak ister. 8 kişiden 6’sı o dönemki piyasanın durumuna dikkat çekerek olumsuz görüş bildirir. İkisi ise çekimser davranır. Şimşek buna rağmen büyük bir cesaret örneği göstererek bu firmayı satın alır. Firmayı aldığında çalışan sayısı 9 kişiye düşmüştür. Burayı tekrar elden geçiren Şimşek alanın yetersizliğini ve gelişen işleri de göz önüne alarak. Mevcut binadan daha büyük yeni bir bina inşaatına başlar. Yetkili merciler inşaatın bu şekilde yapılması halinde izin vermeyeceklerini söylerse de Şimşek inşaata devam eder. İnşaat bittikten sonra kontrollere gelen yetkililer gördükleri karşısında şaşırır. Bina istedikleri güvenlik şartları ve diğer özellikler açısından standartların çok daha üzerinde bir donanıma sahiptir. Bunun üzerine yetkililer, Şimşek’e binanın video görüntülerini kaydedip bundan sonra bu tür bina inşa edeceklere veya tamirat yapacaklara “örnek bina” olarak gösterilmesini teklif ederler.

Yerel yönetimlerin Türkiye’den gelen misafirler olduğu zaman misafirleri mutlaka fabrikaya getirerek gezdirdiklerini ifade eden Şimşek, firmanın son durumunu ise şu şekilde özetliyor: “Şu an 110 civarında insan çalışıyor. ISO 9001 sertifikası olan firmamız Volkswagen ve Airbus gibi büyük firmalara da işler yapıyor. Burada yaptığımız parçalar başta ABD, Kanada, Avusturya, Hindistan, İtalya, Singapur ve Çin gibi devletler olmak üzere birçok ülkeye gidiyor. Ciromuz da çift rakamlı milyonlarda. Firma olarak makine yapımı, mekanik işleme, kaynak, malzeme tedariki, yakma, montaj, kaynak kızdırma, kumlama, astar boya çekme, tesis yapımı pres imalatı, mekanik işleme ve cilalama, 60 tonluk parça ağırlığına kadar parçalar için yarı montajın yanı sıra otomotiv sanayi, otomasyon sistemleri ve havacılık sektörüne yönelik olarak da çalışıyoruz.”dedi. Şimşek başarıyı ise “azim, dürüstlük ve istikrar” kelimeleriyle tanımlıyor. İşçileriyle de oldukça yakından ilgilendiğini ifade eden Şimşek, insana yapılan yatırımın önemine de vurgu yapıyor. Şimşek, firmada yüksek vasıflı işçi çalıştırmaya özen gösteriyor. Teknolojideki son gelişmeleri takip etmenin de işler açısından avantaj oluşturduğuna dikkat çeken Şimşek’in en büyük hayali ise henüz sektörde olmayan büyüklükte farklı özellikleri olan bir makine yapmak. Şimşek çalışma hayatındaki en önemli anılarından birisinin de yetiştirilmesi gereken bir sipariş nedeniyle 53 saat aralıksız çalışması sonrası makinenin başında uyuyakalması olduğunu söylüyor.